Şeytansı Çatalcık

Ülkemizde “çatal” deyince ilk akla gelen “göğüs çatalı” olsa da, asil ve zarif bir görünüme sahip “yemek  çatalları”nın lanetli bir tarihi olduğunu vallahi ben de şaşırarak öğrendim.

ÇATAL

Çok yiyip, çok çıkartan (Bulimia Nervosa)milletin icadıdır çatal. Bizans icadıdır. Tüccarlar sayesinde ve bir de Rönesans döneminde bu buluş bütün Avrupa’ya yayılmış. Oradan da tüm dünyada birçok aletin yerine de kullanılmış. (Yani lanetli değil, aslında çok yardımcı)

Sofra tarihinde bıçak, kaşık ardından çatal bulunmuş, Venedik’te toplumsal sorun haline gelen çatal, dini baskılar sebebiyle uğursuz kabul edilmiş.

O günden bugüne “Rüyada gördüğünde, etrafınızda kuyunuzu kazmaya çalışanların olduğuna, aşıklar arasında anlaşmazlığa işaret eden nesnedir.

**Bilinmeli : Osmanlı Saray Mutfağına 1850’den sonra giren aparat. Fransa’dan, Sultan Abdülmecit’e hediye olarak gelen ilk çatal takımı altın kaplamadır.

Çatal, Orta Çağda insanların sıcak yemek kavramı gelişmediği vakitlerde kullanılması hoş karşılanmayan bir aletmiş. Çatal kullanmak yemeğe saygısızlık olarak görülüyormuş. Sonrasında ise soylular halkla aralarında farklılık yaratmak için kullanmaya başlamış. Bugünlerde ise kulak karıştırmak için bile kullanılır hale gelmiştir.

Yemekleri yerken saplayıp ağza götürmek için kullanılan bir nevi mızrak da, bıçağın samimi arkadaşı da denebilir. Genelde beraber takılırlar.

  1. HADİSE; İnsanlık tarafından umumiyetle kullanılıyor olma tarihi ancak on altıncı yüzyılın ertesine tesadüf eder.
  2. HADİSE; Bir Alman Rahip bakın masa gereci çatalcıkların nasıl da şeytansı olduğuna dair ahkam kesmiş: “God would not have given us our fingers if we had wished us to use such an instrument” (eğer bizim böyle bir aracı kullanmamız isteseydi, tanrı bize parmaklarımızı lütfetmezdi).
  3. Çatal deyip geçmeyiniz efendim, çok fonksiyonllu bir aparattir kendisi. Bakınız kullanım alanlarına;
    – Ana amacı saplayarak yemek yemek  içindir.
    – Yan tarafı bıçak olarak kullanılır.
    – Kürdan olarak kullanırken dikkatli olmalı.
    – Tornavida olarak,
    – Asabi ortamda delici silah olarak
    -Pide, puğaça imalatında desenleyici olarak,
    – Bisiklet lastiğini değiştirirken levye olarak,
    – Bağdemcikleri kontrol etmek amacıyla dili aşağı indirmek için,
    – Fırındaki keki pişmiş mi diye kontrol etmek için,(aslında yanlıştır.Kabarmış keki söndürür)

Ve bir de yurdumun buram buram mahlepli çatalını kim bilmez ki!!

ÇATAL

125 gr oda sıcaklığında margarin
1 çay bardağı sıvıyağ
1 çay bardağı yoğurt
1 yumurta beyazı (sarısı üstüne sürülecek)
1 yemek kaşığı şeker
1 tatlı kaşığı mahlep
1 çay kaşığı tuz
2-3 damla limon
1 paket kabartma tozu
aldığı kadar un (takribi 2-3 bardak un)

Yumurta sarısını ayırın. Sonra tüm malzemeleri sırasıyla karıştırın. Ele yapışmayan bir hamur elde edin. Hamurdan şeritler yapıp, çatal şekli verin. Üstüne yumurta sarısı sürün. Çörekotu ekleyin. Fırına verin. Muhteşem mahlep kokusunu duyduğunuzda  pişmiş demektir.Afiyet olsun.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.