Pelvik ağrısına çözüm doğru beslenme

Pelvik ağrıları karnın alt bölgesinde ağrı olarak tanımlanabilir. Pelvik ağrısına çözüm doğru beslenme yolları ile sağlanabiliyor. Pelvik Ağrı ve Endometriozis Derneği Başkanı, Prof. Dr. Erkut Attar doğru beslenme ve pelvik ağrısı ilişkisini konu alıyor.

Pelvik ağrısına çözüm doğru beslenme

Doğru beslenme ve yaşam seçimi kronik pelvik ağrı şikayetlerini azaltabiliyor

Endometriozis, dünyada 15 ila 49 yaşlarındaki her 10 hanımdan birinde görülüyor. Rahim içindeki endometrium dokusunun karın boşluğundaki başka dokulara yerleşmesine neden olan hastalık, ağrılı cinsel ilişki, hazımsızlık, kabızlık, karın ağrısı, ağrılı tane yada tane düzensizliği benzer biçimde şikâyetlerle kendini gösteriyor.

Endometriozis kronik bir hastalıktır. Birçok kadının menopoza kadar gelip geçen şikâyetleri vardır. Endometrioziste tedavi için çeşitli seçeneklerinizin bulunduğunu aklınızda tutun. Bir karı hangi tedavinin kendisi için doğru olduğuna karar vermek için doktoruyla ortaklaşa iş yapmalıdır.

ENDOMETRİOZİS EN ÖNEMLİ KISIRLIK NEDENLERİNDEN BİRİ

Endometriozis infertilite (kısırlık) içinde oldukça sıkı bir ilişki vardır. Açıklanamayan infertilitesi olan hastalara laparoskopi yapıldığında bunların %25-50 sinde endometriozisle karşılaşılmaktadır.

Endometriozis vakalarında folikül gelişiminde (yumurta oluşumunda) bir yetersizlik olmaktadır. Öte taraftan endometrioziste periton sıvısında artış görülmektedir. Artan bu periton sıvısı bazı toksik faktörler ihtiva eder, bu da hem döllenmeyi, hem de embriyo gelişimini negatif etkilemektedir.

Ek olarak endometriozis olgularında salgılanan bazı antikorlar endometriumun embriyoyu kabul etmek hususi durumunu bozabilmekte, böylece embriyonun rahim içine yerleşip tutunabilmesi mümkün olamamaktadır.

Kadının yaşı, infertilite süresi, pelvik ağrı ve endometriozisin evresi bir tedavi planı çizerken göz önüne alınmalıdır.

Pelvik ağrısına çözüm

Pelvik ağrısına çözüm

KRONİK PELVİK (GENİTAL BÖLGEDE) AĞRI

Kronik pelvik ağrı, 6 aydan uzun devam eden, sürekli ya da ara sıra ortaya çıkan ve cinsel birleşme ya da tane kanaması ile ilişkili olmayan alt karın ağrısıdır. 15–50 yaş arasındaki hanımefendilerin yüzde 5 ila 20’sinde görülen kronik pelvik ağrının oldukça değişik sebepleri olabilir. Barsak hastalıkları, idrar torbası ve idrar yollarına ilişik hastalıklar, leğen kemiğinin içini dolduran taban kasların zayıflığı yada spazmı, kemiklere ilişik hastalıklar ve en önemlisi jinekolojik hastalıklar kronik alt karın ağrısına sebep olabilir. Her kronik ağrıda olduğu benzer biçimde ruhsal ve toplumsal faktörlerin katkısı ehemmiyet taşır. Ruhsal olarak iyi durumda olmayan ve toplumsal çevresi fena olan olgularda ağrı oldukça daha şiddetli hissedilir. Pelvik ağrının nedenini saptamak ve buna bakılırsa tedavi uygulamak önemlidir. Şundan dolayı pelvik ağrı hanımefendileri mutsuz eden, hatta eş, aile ve iş yaşamlarını derinden etkileyebilen yaşam standardını bozan bir sorundur.  Bu sebeple tedavide hastaya kafi vakit ayırarak, korku ve kaygılarının giderilmesi önemlidir. Ağrının deposu olarak jinekoloji dışı nedenler düşünülüyorsa; gastroenteroloji, üroloji, psikoloji, fizik tedavi branşları ile ortaklaşa iş yapılabilir.

Jinekolojik problemler araştırıldığında kronik pelvik ağrısı olan hanımlarda en sık rastlanan iki durum endometriozis ve yapışıklıklardır. Bunun dışındaki sebepleri şöyleki sıralamak mümkün:

Miyomlar

Yumurtalık kistleri

Rahimin ters durması

Pelvik konjesyon (“göllenme”)

Zor doğumlar

KRONİK PELVİK AĞRI HASTALARI DOĞRU BESLENME VE YAŞAM TARZI İLE ŞİKÂYETLERİNİ HAFİFLETEBİLİR

Kronik pelvik ağrının tedavisinin etkin olabilmesi, hastaların yaşam kalitesinin arttırılması için mühim olan ağrı sebebinin bulunmasıdır. Her hastanın değişik yaşam şartları, günlük yaşam aktiviteleri olmasına karşın, bir çok hastaların cinsel yaşamlarında problem bulunmaktadır. Böylelikle yalnızca hastalar değil hastanın çevresinde olan aileleri, eşleri de bu hastalıktan etkilenmektedir. Hemşireler kademeli davranış değişiklik şekilleri ile ağrıyla baş etme yöntemlerini etkin kılabilirler. Hastaya; rejim, ağrıyı azaltma, emosyonel stresi azaltma, cinsellik mevzularında eğitim ve danışmanlığı içeren eğitim programları düzenlenmelidir. Hasta eğitim broşürlerinin hazırlanması bu mevzuda yararlı olabilmektedir. Hastanın, kronik pelvik ağrı kontrolünde tertipli defekasyon ve miksiyonun önemini kavraması sağlanmalıdır. Pelvik taban kaslarında gerginlik, yeterince lifli besin yada sıvı alınmaması ve fizyolojik aktivitenin olmaması kabızlığa yol açabilmektedir. Kabızlık da kronik pelvik ağrı şikâyetlerini arttırabilir. Bundan dolayı; lifli gıdaları tüketmek, bolca sıvı almak ve mesaneyi irrite eden gıdalardan kaçınmak (çay, kahve, kola, çikolata, sirke, mayonez, alkol, elma, kayısı, eski peynir, soğan, muz, soya fasulyesi, üzüm, domates, baharatlı yiyecekler, aspartam, sakarin benzer biçimde) önemlidir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.